Estetik Burun Ameliyatları

“RİNOPLASTİ VEYA SEPTORİNOPLASTİ”

Burun dış görünümünün değiştirilmesine yönelik ameliyatlara Rinoplasti denir. Bu ameliyatlar çoğu kez burun iç kemik ve kıkırdak eğriliklerinin (septum deviasyonu) düzeltilmesi ile birlikte yapıldığından “Septo-Rinoplasti” olarak da isimlendirilebilir.

Burun yüzün tam ortasında yer alan önemli bir estetik unsurdur. Estetik ve güzellikle ilgili algı ve anlayışlar kişiden kişiye, ırklara, toplumlara ve dönemlere göre değişiklikler gösterebilmekle beraber, yine de güzellikle ilgili ortak bazı algılar vardır. Burun için en önemli unsur yüzün tam ortasında yer alan bu yapının yüzün diğer kısımları ile ilgili oranları ve simetrisidir. Her hangi bir objedeki simetri algısı, ortak bir beğeni nedenidir. Günümüzün estetik burun anlayışı “doğallık” ‘tır. Bu ameliyatı olmak isteyen kişilerin ortak beklentisi doğal ve güzel olsun şeklindedir. Ancak bu sözcük yeterince açıklayıcı değildir. Böyle bir ameliyata karar veren kişinin kendisini çok iyi tanımlaması ve ifade edebilmesi, ne istediğini anlatabilmesi ve kendisi için yapılabilecekleri çok iyi anlaması gerekir. Sonuçta bu bir oyun hamuru değildir ve her hangi bir burunu ameliyatla istenilen her hangi bir burun haline getirmek mümkün değildir. Hasta ve doktor doğallıktan ve güzellikten ne anladığını karşılıklı çok iyi anlatabilmeli ve anlayabilmelidir. Ameliyattan önce hastanın beklentileri ile doktorun yapabileceklerinin birbirine örtüşmesi, yani beklentilerin aynı seviyeye getirilebilmesi çok önemlidir. Böylece sonrasında olabilecek hayal kırıklıkları en aza indirilmiş olur. Estetik anlamda başarılı bir burun ameliyatının günümüzdeki karşılığı, kişinin yüz oranlarına uygun, yüzün güzelliğini bütünleyen ve bunu ortaya çıkartan, ancak ilk anda ameliyat olduğunu belli etmeyen bir burundur. Elbette ki bu hedefe her zaman ulaşmak mümkün olmayabilir. Hekim hastasına gereksiz umutlar vaat etmemeli, hayal satmamalıdır. Unutulmamalıdır ki estetik burun ameliyatları tamamen kişiye özel ameliyatlardır. Herkesin burun ve yüz yapısı farklı olduğundan, herkeste yapılabilecek işler farklı, elde edilecek sonuçlar da farklıdır. Sonuçta hiç birimiz sadece burundan ibaret değiliz. Yapılan değişikliğin kişinin yüzüne uyumu kadar, psikolojisine, kişiliğine ve hatta işine ve sosyal ortamına da uygunluğu önemlidir. Doktor hastayı tüm yönleriyle tanımalı ve yapılacak ameliyata buna göre karar vermelidir. Hatta bazen ameliyat yapmamanın daha doğru olduğuna karar vererek bunu hastasına anlatabilmelidir. Yani bazı durumlarda ameliyat yapmamak, hem estetik hem de psikolojik açıdan çok daha yararlı olabilir. Öte yandan daha önceden kaza veya başka burun ameliyatları olmuş kişilerde istenen sonuçlara ulaşmak çok daha zor olabilir.

Rinoplasti (veya septo-rinoplasti) ameliyatlarında başarıyı tanımlayan üç önemli unsur vardır:

  1. Fonksiyonellik: Burun, temel görevi solunum olan bir organdır.Bunun yanı sıra içinden geçen havanın nemlendirilmesi, süzülmesi, ısıtlılması ve koku alma gibi görevleri de vardır. Yani ameliyattan sonra burnunuz iyi ve kaliteli nefes almalı, bu fonksiyonları bozulmamalıdır.
  2. Güzellik: Ameliyatın tüm etkileri geçtikten sonra hasta burnunu beğeniyorsa, amacına ulaşmış demektir.
  3. Sağlamlık: Burun sağlam ve stabil olmalı, bir süre sonra düşme, eğilme, çökme gibi bozulmalar olmamalıdır.

 

 

KAPALI VE AÇIK RİNOPLASTİ:

Rinoplasti ameliyatı için günümüzde yaygın olarak kapalı veya açık teknik kullanılır. Ameliyatınızda hangi tekniğin kullanılacağı, tamamen elde edilecek başarıya bağlıdır. Yani hangi tekniğin kullanılması daha iyi sonuç verecekse, o teknik seçilmelidir. Her iki yöntemin de kendisine göre avantaj ve dezavantajları vardır. Doktorunuz duruma göre her iki tekniği de aynı derecede başarıyla yapabilecek deneyime sahip olmalıdır.

KAPALI TEKNİK RİNOPLASTİ:

Rinoplasti ameliyatı yapabilmek için burunda belli yerlerin kesilmesi gerekir. Kapalı teknikte kesilerin tamamı burun içindedir. Dışarıdan görünen bir kesi ve yara izi yoktur. Ameliyat süresi genellikle açık teknikten biraz daha kısadır. Ameliyat sonrası şişlikler daha kısa sürede düzelir.

AÇIK TEKNİK RİNOPLASTİ:

Açık teknikte iki burun deliğini ayıran burun ön dikmesi üzerine yatay bir kesi yapılarak başlanır. Diğer kesiler bu dış kesi ile bağlantılı olacak şekilde burun içinde kalır. Yani burun önünde 3-4 milimetrelik bir kesi izi olur. Bu iz genellikle 2-3 ayda görülemeyecek hale gelir. Ameliyat süresi kapalı teknikten daha uzundur ve ameliyat sonrası doku şişliklerinin (ödem) iyileşmesi de daha uzun sürer

HANGİ TEKNİK SEÇİLMELİ?

Hastanın burun yapısına göre hangi teknik daha başarılı sonuç verecekse, o teknik seçilmelidir. Özellikle burun uç yapısı düzgün ve burun dış ekseninde ciddi eğrilik veya çökme olmayan hastalarda kapalı teknik seçilebilir. Eğer burun uç kıkırdaklarında ayrıntılı düzeltmeler gerekiyorsa, tüm yapıları ayrıntılı olarak görmeye ve düzeltmeye izin veren açık teknik tercih edilmelidir.

Ameliyat bitiminde iki teknik arasında izlenebilen tek fark, burun orta dikmesi üzerindeki 3 adet ince dikiştir.

AMELİYAT KOŞULLARI VE SÜRESi:

Rinoplasti ameliyatı tam teşekküllü hastane koşullarında ve genel anestezi altında yapılmalıdır. Her hangi bir tıbbi komplikasyon gelişmesi halinde hastanede bunu çözebilecek ekip ve ekipman (her branştan uzman doktorlar ve gerekli tıbbi cihazlar) her zaman bulunmalıdır.

Ameliyattan önce bir takım tetkikler yapılarak ve hasta anestezi uzmanı tarafından değerlendirilerek ameliyat olmasında bir sakınca olup olmadığı belirlenir. Her hangi bir başka ek sağlık problemi olan hastaların ilgili branş tarafından önceden muayene edilerek değerlendirilmesi gerekir (akciğer, kalp, tansiyon, karaciğer, böbrek ve tiroid hastalıkları gibi…) Ameliyat döneminde aktif ateşli veya gripal hastalık olmaması, aspirin ve e-vitamini gibi kan sulandırıcı ilaçların kullanılmaması gerekir. Eğer kullanılıyorsa, en az bir hafta önceden kesilmelidir. Hasta ameliyathaneye serum takılı olarak ve rahatlatıcı bir ilaç uygulanarak götürülür.

Ameliyat süresi bir ile üç saat arasında değişebilir. İlk kez ameliyat olan bir hastada kapalı teknik ile ameliyat bir saat kadar sürerken, daha önceden kaza veya ameliyat olmuş (revizyon) hastalarda bu süre 3 saate kadar uzayabilir.

Ameliyat sırasında bazı yerlerin onarımı için kıkırdak dokuya ihtiyaç olabilir. Bu parçalar hastanın kendi iç burun kıkırdağından alınır. Eğer burunda yeterli kıkırdak yoksa kulak kepçesinden veya kaburgadan alınabilir. Bu olasılık söz konusu ise, mutlaka önceden hastaya söylenmeli ve onayı alınmalıdır. Onarım amacıyla mümkün olduğunca sentetik malzemeler kullanılmamalıdır. Sentetik malzemelerin zaman içinde vücut tarafından kabul edilmeyip atılması ve iltihaplanmaya neden olması mümkündür.

Ameliyatın bitiminde her iki burun içine tampon veya değişik destek malzemeleri yerleştirilebileceği gibi hiç tampon koymadan sadece dikişlerle tespit yapmak da mümkündür.Tamponsuz dikiş uygulaması veya tampon seçimi tamamen ameliyatınızı yapan doktorun alışkanlığı veya tercihi ile ilgilidir. Ancak hangi yöntem kullanılırsa kullanılsın, normal ve konforlu bir burun solunumu mümkün değildir. Tamponlar genellikle silikon ve üzeri naylon kaplı sünger yapısındadır ve bir ile üç gün içinde çıkartılırlar.

Burun dışına alçı, metal veya plastik atel (burun kalıbı) yerleştirilir. Bunun amacı, yeniden oluşturulan şeklin korunması ve şişmenin daha az olmasıdır. Burun ateli ve eğer önde dikiş varsa bunlar bir hafta sonra alınır. Bazen atel alındıktan sonra burun dışına flaster yapştırılır.

Uyanma sonrası hasta, odasına alınır. Sırt yüksek yatması, az konuşması, gülmemesi ve hapşırma sırasında ağzının açık olması tavsiye edilir. Bir veya iki gün süreyle burun ön tarafından hafif kanlı akıntı gelmesi normaldir. Şişlik ve morarmaların az olması için bir gün süreyle aralıklı buz uygulaması yapılabilir.

Hasta bir gece hastanede kaldıktan sonra ertesi gün evine gönderilir. Taburcu edilirken antibiyotik ve ağrı kesici verilir. İkinci gün hastaneye gelerek tamponları alınır. Günümüzde kullanılan burun tamponlarının alınması çok kolay ve tamamen ağrısızdır. Tamponların alınmasıyla çok belirgin bir rahatlama olur. Daha sonra burun içindeki dokuların şişmesi, akıntı birikmesi ve kabuklanmalar nedeniyle tıkanmaları olur. Zaman zaman kontrole gelerek temizlenmedi gerekir. Hastanın evde kendisinin temizlemesi için burun yıkama; nemlendirme için yağlı damla, krem veya sprey kullanması tavsiye edilir. Hasta burnunu ıslatmayacak şekilde banyo yapabilir.

İYİLEŞME DÖNEMİ:

Tüm ameliyatlarda olduğu gibi, son dikiş atıldığı anda iyileşme başlar. Ameliyat sonrası yüzde şişme ve göz altlarında morarmalar olabilir. Morarmanın şiddeti ameliyat süresine, ameliyat tekniğine, kişinin yapısal özelliklerine bağlı olarak az veya çok olabilir. Morluk ve belirgin şişliklerin çoğu on günde geçer.

Rinoplasti ameliyatının iyileşme süresi çok uzundur ve üç farklı alanda iyileşme izlenir:

  1. Fonksiyonel iyileşme: Ameliyatın tüm etkilerinin kaybolarak kişinin istenen kalitede nefes almaya geçişi 30 – 45 gün kadar sürer. Hasta bu dönemde evde yıkama ve yağlama şeklinde kendi bakımını yapar ve haftada bir temizletmek üzere hastaneye gelir.
  2. Burun dış şeklinin %70 kadar iyileşmesi ilk üç ayda tamamlanırken, tam olarak iyileşme bir iki seneye kadar uzayabilir.
  3. Psikolojik iyileşme: Rinoplasti ameliyatı, psikolojik yönü çok önemli bir ameliyattır. Hastanın ameliyat sonrası dönemde yeni burnuna alışması, sürekli aynaya bakarak burnunu incelemeye son vermesi ve çevresinden gelen çeşitli eleştirilerle başa çıkması birkaç ay alacaktır. Bence gerçek iyileşme, hastanın aynada kendisini incelemekten vazgeçtiği zamandır.

AMELİYATI KİM YAPMALI?

Rinoplasti ameliyatları uzun zamandır Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi uzmanları tarafından yapılmaktadır. Son 20-30 senede ise artan bir yoğunlukla Kulak Burun Boğaz & Baş boyun Cerrahisi uzmanları tarafından da yapılmaktadır. Aslında bu sorunun en doğru yanıtı hangi branş değil, “kim iyi yapıyorsa o yapmalıdır” şeklindedir. Burada hekimin eğitimi, deneyimi, estetik değerlendirme yeteneği ve burunun sadece şeklini değil fonksiyonlarını da (iyi nefes alma gibi) düzeltebilmesi önemlidir.

İletişim

Adınız (gerekli)

Epostanız (gerekli)

Konu

İletiniz

Hakan Soygür - Tüm hakları saklıdır. Sitede bulunan yazı ve fotoğraflar izin almadan kullanılamaz.